Öğretmen Çocuğu Olmak

Eylül 1, 2008

Karadenizin şirin kentlerinden birinin, uzak bir ilçesinin ufak köylerinden birindeki lojmanda doğmak ve büyümektir öğretmen çocuğu olmak benim için. Okulun belli bir yaşa gelince gidilen bir yer olduğunu çok sonraları öğrenmektir. Okumayı yazmayı okula başlamadan çok önce çözmektir. Evde yada okulda olmanın hiçbir farkı yoktu benim için. Belkide bunun için uzun yıllar okul disiplinine alışamadım. Ayrıcalıklı olmaya, şımartılmaya alışmaktır birazda. Bakışlar diğer öğrencilere göre daha farklı olurdu bana karşı. İlkokul 1-2-3 ve yıllar sonra 8. sınıfta öğretmenim babamdı. Geçmişten günümüze şöyle bi bakarsak. Yıllar öncesinde herşey çok güzeldi. Birinci sınıfın ilk günleri. Sınıfta tek kaldım korkusu yok, ilk gün heyecanı yok. 6 senedir birlikte yaşadığım babamla beraberim zaten sınıfta. Neden ağlayayım? Sınıfta herşeyi yapabilirim, sonuçta öğretmen çocuğuyum, bana ne olabilirki :) “Off ben çok sıkıldım yeawwww” deyip elimi kolumu sallaya sallaya sınıfta dolaşabiliyorum. Ama en ufak hatada en çok zararı ben görüyorum. Belkide sınıfta kulağı en çok çekilen öğrenci bendim. Elin oğluna dokunmaktan daha kolay çünkü bana vurup sınıfı susturmak. Ertesi gün şikayete gelecek velim yok. Olsada bile evde hallederler :) “Karnede torpillidir şimdi ehehehe” zırvaları her karnede çıkardı. Onu da görmezden gelirdim. “Bileğimin hakkıyla bu notlar” gibi arabesk düşüncelere hiç gerek yok. Torpilliyse de torpilli ne yapalım karneye geçmişlerya, kime ne daha :) Okul zili otomatik olmadığı için zilin analog kontrolü ve bu işin zevkide hep bana ait olurdu. Kötü tarafları yok muydu bu durumun. Tabiki vardı. Devamlı mükemmel öğrenci olmam beklenirdi, olduğumda ise kimse bi gıdım takdir etmezdi :) Ama herşeye rağmen iyi taraflarıyla hatırlanan, artık üniversitede böyle şeyler yaşanmayacağı için hafiften sevindiren bi hadise. Başına gelenler iyi bilir :)

Entry Filed under: Benden. .

Leave a Comment

hidden

Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed



RSS Güncel Haberler

RSS Teknoloji Haberleri

Maaşallah!

Yazmaya oturmakla belki hiç iyi etmedim. Çünkü sözle ifade etmek istediğimden daha çoğu içimde kalıyor. Kendi düşünceniz kötü bir düşünce de olsa, henüz içinizdeyken her zaman daha derindir. Ama söze döktüğünüz zaman daha gülünç, daha şerefsizce bir şey oluyor... Bunun tam tersi yalnız kötü insanlarda olur. Her zaman yalan söyledikleri için bunu yapmak onlara kolay gelir. Bense yalnız gerçeği yazmak istiyorum. İşte zor olan da bu ya! (Delikanlı, Dostoyevski)
-----------------------------------------------

Takip Edin!..

Kategoriler

Son Yorumlar

gözde on 14 Şubat’a inat, yaşasın…

Popüler Yazılar

Arşiv

SanSürat