Comfortably Numb
Ağustos 6, 2008 at 1:27 am Yorum yapın
Hani bazı sabahlar içiniz kıpır kıpır uyanırsınız. Çok değişik şeyler görmüşsünüzdür rüyanızda. Bu bir kabus olabilir, belkide sizi çok mutlu edecek bi hayal. Hemen birilerini bulup gördüğünüz şeyi anlatmak istersiniz. Belki de rüyanızda birini görmüşsünüzdür ve arar gördüklerinizi anlatmak istersiniz. Neyse birileri bulunur ve anlatılmaya başlanır. Ağzınızdan çıkanlar bırakın karşınızdakini sizi bile heyecanlandırmaz. O hayali size kelimeler yaşatmamıştır sadece, bütün benliğinizi kaplamıştır bu heyecan. Sizde vazgeçersiniz paylaşmaktan, çünkü hiçbir iletişim aracı heyecanınızı paylaşmaya yetmeyecektir.Comfortably Numb‘da böyle bir şarkı. Dinlediğiniz andaki ruh halinize göre kabusunuz yada en güzel anınız olabilir. Her dinledikten sonra içinizi bi titreme alır fakat hissettiklerinizi tanımlamakda sözcükler yetersiz kalır. Yapabileceğiniz tek şey içinizdekini hissetmesini istediğiniz insanı yanınıza alıp şarkıyı beraber dinlemektir….. Orjinal ve Türkçe sözler yazının devamında. “çocuk büyüdü, rüya bitti” dediği anda başlar herşey.. Ayrıca duyduğum en güzel gitar sololarından biri mevcut şarkıda..
hello.
is there anybody in there?
just nod if you can hear me.
is there anyone home?
come on, now.
i hear you’re feeling down.
well i can ease your pain,
get you on your feet again.
relax.
i need some information first.
just the basic facts:
can you show me where it hurts?
there is no pain, you are receding.
a distant ship’s smoke on the horizon.
you are only coming through in waves.
your lips move but i can’t hear what you’re sayin’.
when i was a child i had a fever.
my hands felt just like two balloons.
now i got that feeling once again.
i can’t explain, you would not understand.
this is not how i am.
i have become comfortably numb.
ok.
just a little pinprick.
there’ll be no more –aaaaaahhhhh!
but you may feel a little sick.
can you stand up?
i do believe it’s working. good.
that’ll keep you going for the show.
come on it’s time to go.
there is no pain, you are receding.
a distant ship’s smoke on the horizon.
you are only coming through in waves.
your lips move but i can’t hear what you’re sayin’.
when i was a child i caught a fleeting glimpse,
out of the corner of my eye.
i turned to look but it was gone.
i cannot put my finger on it now.
the child is grown, the dream is gone.
i have become comfortably numb.
———————————————-
merhaba,
içeride kimse varmı
yalnızca başını salla beni duyabiliyorsan
evde kimse varmı
hadi ama,
duyuyorum kendini kötü hissettiğini
yatıştırabilirim acını
ve ayağa kalkmanı sağlıyabilirim senin
gevşe
biraz bilgiye ihtiyacım var önce
yalnızca temel şeyler
gösterebilirmisin bana neresinin acıdığını?
azalttığın hiçbir acı yok
uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta
sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun
dudakların kımıldıyor fakat duyamıyorum ne söylediğini
çocukken ateşlenmiştim bir gün
ellerim sanki balon gibiydiler
şimdi aynı duyguyu bir kez daha yaşıyorum
anlatamam , anlayamassın da
ben normalde böyle değilim
şimdi keyifli bir uyuşukluk içindeyim
tamam
yalnızca bir iğne batması
artık kalmayacak hiç bir aaaaahhhhhhhhh
fakat kendini belki biraz hasta hissedebilirsin
ayağa kalkabilir misin?
sanırım etkisni gösteriyor, iyi
bu senin gösteriyi sürdürmeni sağlıyacak
hadi gitme zamanı
azalttığın hiçbir acı yok
uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta
sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun
dudakların kımıldıyor fakat duyamıyorum ne söylediğini
çocukken
bir şey ilişmişti
gözümün ucuna
dönüp baktım fakat kaybolmuştu
tanımlayamıyorum şimdi onu
çocuk büyüdü
düş kayboldu
ve ben keyifli bir uyuşukluk içindeyim
Entry filed under: Benden. Tags: hüzün, pink floyd, sevgi.

Yazmaya oturmakla belki hiç iyi etmedim. Çünkü sözle ifade etmek istediğimden daha çoğu içimde kalıyor. Kendi düşünceniz kötü bir düşünce de olsa, henüz içinizdeyken her zaman daha derindir. Ama söze döktüğünüz zaman daha gülünç, daha şerefsizce bir şey oluyor... Bunun tam tersi yalnız kötü insanlarda olur. Her zaman yalan söyledikleri için bunu yapmak onlara kolay gelir. Bense yalnız gerçeği yazmak istiyorum. İşte zor olan da bu ya! (Delikanlı, Dostoyevski)


Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed