Archive for Ağustos, 2008

The Ting Tings – Shut Up And Let Me Go

The Ting Tings‘in We Started Nothing albümünden. İlginç bi klip olmuş. Geçişleri çok beğendim.

Ağustos 31, 2008 at 9:03 pm Yorum yapın

Gökyüzünden Düşen Bir Kar Tanesi Temizler Kirli Yeryüzünü

Red Hot Chili Peppers‘ın Stadium Arcadium albümünün en sevilen parçası Snow (Hey Oh)..Box’da mevcut. Şu sıralar beni neşelendirebilen ender şeylerden.. Hiçbir şey için geç olmadığının, berbat bir durumda olsan bile sonunda herşeyin düzelebileceğiyle ilgili. Yazın sıcak günlerinde, kışın eşsiz huzurunu size tattırabilecek bir şarkı.Dikkat orda burda “hey oh” die bağırtabilir :) Sözler yazının devamında..

(daha fazla…)

Ağustos 31, 2008 at 8:25 pm Yorum yapın

Blok Flütlü Komşu

Okul zamanı, hafta sonu sabahın köründe uyanan ve blok flüt çalmaya çalışan komşumuz bugünlerde tekrar kendini göstermeye başladı. Pardon duyurmaya. – Ne hikmetse tatil gününde(!) Sanki konseri var sağırlara, onu prova ediyor – Kendisini daha görebilmiş değilim. Birgün sesi takip edip tanışmak istiyorum. Umarım an gelir, çalışmalarını sinirli olduğum bi anda karşıma geçipte icra eder. Sesinden anladığım kadarıyla içi tükrükle dolmuş helvacıoğlu flütünü temizleme çubuğuyla birlikte kendisine monte etme imkanım olur. Dinlerken hoş bir nostalji yaratan Süper Baba’nın müziği, artık tiksinti yaratmaya başladı. Yeter!..

Ağustos 28, 2008 at 12:40 am Yorum yapın

Woooow

Ağustos 19, 2008 at 1:21 pm Yorum yapın

Rüzgâr Gülü

önümden çekilirsen istanbul görünecek
nerede olduğumu bileceğim
sisler utanacak eğilecek
ağzının ucundan öpeceğim
saçına kalbimi takacağım
avcunda bir şiir büyüyecek
nerede olduğumu bileceğim (daha fazla…)

Ağustos 18, 2008 at 7:51 pm Yorum yapın

Fındık Toplamak

Sabahın ilk ışıkları, içerden “KALKKKK ARTIKKK!!” nidalarıyla gözler açılır. Sersemlemiş yüz bir avuç suyla ovuşturulur. Israrla bişey yeme diyen mideye inat sofraya oturulur ve mecbur bişeyler yemek zorunda bırakılırsınız. O gün için hazırlanan kıyafetler giyilir ve fındık toplanacak alana yol almaya başlanır. Yağmur yoksa şanslısınız, güneş tepenize çıkana kadar da şansınız yanınızda. Yok yağmur varsa ıslanmış dalları çekiştirip fındık toplamak zor olacağından mecbur ara verilir. Kötü haber; iş bitmedikçe daha çok gidip geleceksinizdir ve bu da eziyetin günlerce süreceği anlamına gelir. Azimli kişilerde yok değildir, sel gitse devam ederler toplamaya, önlerinde eğiliyoruz.. Akşam saatleri, hava hafif kararmaya başlayınca o günki fındık toplama eziyeti biter, daha sonrasında fındık çuvallarını taşıma eziyeti başlar. Hayvani sırt kasları yapma şansınız var, bel fıtığı olma ihtimalide. Asıl darbe eve gelince başlar, yorgunluktan her yeriniz ağrır, kolunuzu bile kaldıramazsınız, yarında aynı eziyetin olacağını düşünürken uyuya kalırsınız.

Ağustos 17, 2008 at 8:28 pm Yorum yapın

Ölü Gelin

Buram buram Tim Burton kokan, orjinal filmlerinden biri daha Ölü Gelin. Filmde, yönetmen her rengin karanlık bir tonu olduğunu çok güzel kanıtlıyor. İnsana kalbinin yerini hatırlatan acı, nedense hüzünlü ve neşeli suratınızda bir gülümseme, göğsünüzde bir acıyla noktalarsınız filmi. Yapım aşamasına gelince. Film stop-motion tekniğiyle hazırlanmış. Bu teknik; objelere ufak hareketler verip, hepsini teker teker fotoğraflamaktır. Kısacası sabır ister. Peygamber sabrı. Filmdeki şarkılar ise insanı sıkmaktan öte anlamsız bir hüzüne boğar. Bitanesi ise şöyle başlar : “if i touch a burning candel, i can’t feel the pain/cut me with a knife and it’s still the same”. Filmde diğer bir hoşuma giden sözse : “with this hand i will lift your sorrows. your cup will never empty, for i will be your wine. with this candle, i will light your way in darkness. with this ring, i ask you to be mine. “ Mutlaka izlenilesi bir film kısaca. Israrla tavsiye!..

Ağustos 10, 2008 at 1:30 pm Yorum yapın

Sınıfta Aniden Oluşan Sessizlik

Ders yapılmadığı zamanlar veya ders olupta hocayı sallayan kesimin sadece 1-2 kişiden ibaret olduğu anda birden herkesin susup, arkadan hızını alamayan birinin anlatmaya devam ettiği andır bu :) Birden hocada dahil 50 kişi kahramanımıza döner ve ne zaman susacak diye bakmaya başlanır. Eleman ne kadar anlatmaya devam ederse sınıfta oluşan alaycı havada o kadar katlanır. Sonunda kahramanımız dünyamıza döner, sınıfta olduğunu farkeder ve “n’oluyo lahn?!” bakışını sınıfa savurur :) Hocadan gelecek tepkiye görede sınıfın yarılma derecesi belli olur :) Karizma mı ? O da nesi? Yerle bir haliyle :)

Ağustos 9, 2008 at 11:07 pm Yorum yapın

HeartRoBoT

Resimde gördüğünüz bu küçük robotçuk mekanik bir kalbe sahip ve insan gibi tepkiler verebiliyor. Mutlu olduğunda gülümserken kızdığında ise yumruklarını sıkarak tepkisini belli ediyor. Heyecanlandığında ise kalp atışları hızlanıyor. Resimden ve anlattıklarımdan pek etkilenmemiş olabilirsiniz. Fakat hareket ederken video’sunu falan görmüşseniz etkilenmemek elde değil. Bu durum bence biraz ürkütücü. Bu kadar teknolojiyle bile insanları etkilemek, şaşırtmak mümkünse; gelecekte çok daha karmaşık teknolojilerle robotlar yapılmaya başlandığında insanlarla robotlar arasındaki duygusal ilişkiler nasıl olacak. Nasıl bir dünyaya kürek çekiyoruz?!..

Ağustos 9, 2008 at 2:05 am Yorum yapın

Comfortably Numb

Hani bazı sabahlar içiniz kıpır kıpır uyanırsınız. Çok değişik şeyler görmüşsünüzdür rüyanızda. Bu bir kabus olabilir, belkide sizi çok mutlu edecek bi hayal. Hemen birilerini bulup gördüğünüz şeyi anlatmak istersiniz. Belki de rüyanızda birini görmüşsünüzdür ve arar gördüklerinizi anlatmak istersiniz. Neyse birileri bulunur ve anlatılmaya başlanır. Ağzınızdan çıkanlar bırakın karşınızdakini sizi bile heyecanlandırmaz. O hayali size kelimeler yaşatmamıştır sadece, bütün benliğinizi kaplamıştır bu heyecan. Sizde vazgeçersiniz paylaşmaktan, çünkü hiçbir iletişim aracı heyecanınızı paylaşmaya yetmeyecektir.Comfortably Numb‘da böyle bir şarkı. Dinlediğiniz andaki ruh halinize göre kabusunuz yada en güzel anınız olabilir. Her dinledikten sonra içinizi bi titreme alır fakat hissettiklerinizi tanımlamakda sözcükler yetersiz kalır. Yapabileceğiniz tek şey içinizdekini hissetmesini istediğiniz insanı yanınıza alıp şarkıyı beraber dinlemektir….. Orjinal ve Türkçe sözler yazının devamında. “çocuk büyüdü, rüya bitti” dediği anda başlar herşey.. Ayrıca duyduğum en güzel gitar sololarından biri mevcut şarkıda.. (daha fazla…)

Ağustos 6, 2008 at 1:27 am Yorum yapın

Eski Yazılar


      
Yazmaya oturmakla belki hiç iyi etmedim. Çünkü sözle ifade etmek istediğimden daha çoğu içimde kalıyor. Kendi düşünceniz kötü bir düşünce de olsa, henüz içinizdeyken her zaman daha derindir. Ama söze döktüğünüz zaman daha gülünç, daha şerefsizce bir şey oluyor... Bunun tam tersi yalnız kötü insanlarda olur. Her zaman yalan söyledikleri için bunu yapmak onlara kolay gelir. Bense yalnız gerçeği yazmak istiyorum. İşte zor olan da bu ya! (Delikanlı, Dostoyevski)

Maaşallah!

  • 53,003 kez tıklandı..

Son Yorumlar


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.