Archive for Temmuz, 2008

Kadavra Filmi!..

Sinemaya pek gitmeyen biri olarak, sadece önceden çok övülmüş yada nette araştırıp “gerçekten bu film sinemada izlenir” diyebileceğim filmlere giderdim. Bugün bi çılgınlık yapıp “Kadavra” filmine gittim. Aman gitmez olaydım!.. Film boyunca bol bol ceset, bol bol uyşturucu ve “………… yapacağınız filmin” denecek kadar abartılı pornografik sahnelerden başka hiçbirşey yok. Filmin adı kadavra zaten başka ne bekliyodun diyebilirsiniz. Ama kesip biçme sahneleri; sadece seyrici etkilensin diye konulmuş, alakasız ve gereksiz sahnelerdi. Sevişme sahneleriyse çok çok abartılı ve gereksiz uzatılmış. Ama herşeye rağmen, mideniz kaldırıyorsa ve kesip biçme sahnelerini seviyorsanız izleyebilirsiniz. İstenileni bolca verebilecek bir filmdi. Ama bi Esaretin Bedeli kadar sizi etkileyebilecek bir film değil. Bilginize..

Add comment Temmuz 30, 2008

Bugün Kandil

Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biri de Miraç Gecesidir. Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. Resulullahın (a.s.m.) şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur.

Add comment Temmuz 29, 2008

Saldırıları Kınıyoruz

Add comment Temmuz 29, 2008

Cedric

Bir aralar, sabahları kaçırmadığım hatta sabah tutkum haline gelmiş çizgi film karekteri Cedric. “8 yaşındaysanız ve aşıksanız hayat çok güzellll” diyerek kendini bana dahada sevdiren çizgi film karekteri ayrıca. Geceleri pencerenin önünde oturur ve öykülerini anlatır her bölümde. Birçok bölümde “Chan’in beni sevdiğine eminim….” gibi gereksiz ama bir o kadar da kendinden emin bir ifadeyle başlayan umut dolu çocuk. Bir örnek : “Chan’in beni sevdiğine eminim., öyle olmasa ona karşı yaptığım hatalar için bana o kadar çok sinirlenmezdi!” :) Çocuksu düşler, aşkın o saf hali, beklentisi,tükenmezliği belki de en çok 8 yaşındaki bir çocuğun gözünden anlatılabilirdi.

Add comment Temmuz 29, 2008

Yıllar Sonra

Sarsam sarsam seni kollarımla
Duysam yine nefesini
Hatırla okul günlerimizi
Ayrılmaz bir çifttik senle
Şimdi ayrıldık ama hala seviyorum
İstiyorum seni
Beraber olalım desem sana
Yine eskisi gibi
Paylaşsak tüm sevgimizi
Beraber olalım desem
Bir tebessümle çıksam yine karşına
Yıllar sonra
Yıllar sonra
Yine eskisi gibi
Şimdi anladım tüm gerçekleri
Suç belki bende
Gizledim seni sevdigimi…

- box‘dan dinleyebilirsiniz.. -

Add comment Temmuz 29, 2008

Haykırış

- Yorumsuz -

Add comment Temmuz 26, 2008

Parliament Pazar Gecesi Sineması

iyyyy…ayyy…oooo my love for youu….diyen fondaki şarkıyla başlayıp, “……aaalll my life…”ın ardından “parliament sinema kulübü pazar gecesi sinemasını sunar” anonsunun geldiği, o zamanın çocukları olarak bizler için kutsal bir yayındı. Filmden ziyade introya aşık olduk biz. Kanımda kıpır kıpır dolaşan nostalji Karla ablamızın büyülü şarkısını tekrar dinlerken geldi aklıma. Banyo yapılır, çanta hazırlanır, yorganın altına girilir, ek bir yastık daha kafa altına konulur, ışık söndürülür ve sinemanın başlaması heyecanla beklenir. Vee dayanılmaz mavilikle dolu -belkide maviyi bundan çok seviyorum- introdan sonra film başlamıştır. Ertesi günkü okul hep akıllardadır. Olmasa bile anne babanın telkinleriyle unutulmaz, unutturulmaz. Büyük ihtimalle filmin daha yarısına gelmeden gözler kapanmıştır. Ertesi sabah zorda olsa okula kalkılır. Okulda filmi izledin mi izlemedin mi tartışmaları alır başını gider. Sonunda “ah ulan hafta hemen geçsede pazar gelse” nidalarıyla haftaya başlanır…

Add comment Temmuz 23, 2008

Fatal Error

inanmak istemezsiniz, inanamazsinizda.. onca şeyi yanlış mı yorumladım dersiniz?!..
kendinizi kandirirsiniz, ” yok, yok sevmiyordur.” diye.
yavas yavas kabullendiginizde ise bir bunalim hali gorunmeye baslar. salak durumuna düştüm sanırsınız. fakat yoktur öyle bişey..
sevdiginiz kisinin birlikte oldugu kisiyi kiskanmaya baslarsiniz ister istemez.
keske ben olsaydim sevdigi.
keske ben tutsaydim elini,
benim omzumda uyusaydı,
ben gozlerinin icine bakip seni seviyorum diyebilseydim dersiniz kendi kendinize.
sonra, acaba birlikte oldugu kisi de benim kadar seviyor mudur sorulari takilir akla.
canininiz yanar. kalbiniz kanar. acitir icinizi bu durum.
belki ilerde beni sever diyerek bir umutla platonik olarak beklersiniz,
ya da ogrenildigi anda bitirirsiniz..
beyinde belki bitirebilirsiniz ama kalpte bitirmek o kadar kolay midir ki…
kalp sevdikten sonra beyin ne dese bostur…

Alıntıdır..

Add comment Temmuz 23, 2008

Git Kendini Çok Sevdirmeden

yaklaşma sakın… uzak dur benden.girme içime.dokunma, bakma, görme, düşünme beni…
Geceme girme sakın.içki şişemde durma, görmeyeyim seni alkol şişesinin içinde. acıtıyorsun içimi, yaklaştıkça acıya gülüyorum.
Nedendir bilmiyorum ama ağlayamam, uzağa kaçtıkça yakınlaşıyorsun bana. her gittiğim yere götürüyorum seni. kaçamazmış insan sevince. araya mesafeler katmaya çalışsa da yakınlaşırmış…
Baktıkça sana seviyorum seni çocukların şarkılarında. gerçekleri unutturmaya çalışıyorsun beni benden alarak giden çocukluklarımda.
Kan revan için deyimleri oynuyorum. hiçbir ayrılık yeniden yaratamazken beni, yaratmaya çalışma beni. peşinde olmama rağmen, kaçamayı neden bu kadar çok istediğimi sorgulamama rağmen sorgu başarısız çıkıyor her seferinde.
Ayrılığı gözünden öpüyorsam senden kaçış içindir. aramızda kıvrılıp yatan uzaklığın huzurunu yaşamayı öğrenmem gerekirken yaklaşma. bir daha böyle bir acıya ulaşmak istemiyorum ve git ki sevdirme seni bana…

Alıntıdır..

Add comment Temmuz 23, 2008

Tesadüf

Tesadüf, zaten adı üstünde, rastgele, raslantısal, -shuffle-. Sen değil de bir başkası da olabilirdi. Tamamen tesadüf. Boşuna üzülme. Tesadüfen yalnızsın, televizyonun başındasın. Sen başka bir insanın hayatını yaşarken o başkası da seninkini yaşayabilirdi. Ve o başkası tesadüfen yalnız, televizyonun başında olurken sen olmayabilirdin. Hepsi, senin değil de bir başkasının başına gelebilirdi. Sakin ol, panik yapma, uyanınca üzülme, ne kadar tesadüf olsa da gerçek bu işte. Manyak gibi hep aynı kelimeleri de tekrarlamaktan vazgeç. Hepsi tesadüf, her yeni güne uyanınca üzülme, rastgele, sana değil de başkasına olabilirdi, sen değil de bir başkası olabilirdi, sakin ol…

Add comment Temmuz 23, 2008

Previous Posts



RSS Güncel Haberler

RSS Teknoloji Haberleri

Maaşallah!

Yazmaya oturmakla belki hiç iyi etmedim. Çünkü sözle ifade etmek istediğimden daha çoğu içimde kalıyor. Kendi düşünceniz kötü bir düşünce de olsa, henüz içinizdeyken her zaman daha derindir. Ama söze döktüğünüz zaman daha gülünç, daha şerefsizce bir şey oluyor... Bunun tam tersi yalnız kötü insanlarda olur. Her zaman yalan söyledikleri için bunu yapmak onlara kolay gelir. Bense yalnız gerçeği yazmak istiyorum. İşte zor olan da bu ya! (Delikanlı, Dostoyevski)
-----------------------------------------------

Takip Edin!..

Kategoriler

Son Yorumlar

gözde on 14 Şubat’a inat, yaşasın…

Popüler Yazılar

Arşiv

SanSürat