En Kötü 10 Teknoloji
Ağustos 8, 2007
Teknoloji dünyasında her devrim başarılı olamamış. İşte bunlardan 10 tanesi :
1. Iridium
2. IBM PCjr (PC junior)
3. Sony Minidisc
4. Commodore C128
5. Apple Newton
6. 3D Hızlandırıcılı kartlar
7. RAMBUS bellekler
8. Trackball
9. Phantom Konsol
10. DivX (meşhur codec değil!)
1. Iridium

Iridium. Elbette burada bahsedilen, kimyasal element olan iridium değil. Iridium, Motorola tarafından 1985 yılında kurulmuş bir iletişim sistemi idi. Amaç, onlarca uydudan oluşan bir ağ vasıtasıyla telefon iletişimi sağlamaktı. Dev bir konsorsiyum, 5 milyar dolarlık dev bir yatırımla uzayı uydularla donattı, ve dakikası tam 8 dolardan telefon görüşmesi hizmeti vermeye başladı.
Kurulan ağ henüz gelişimini tamamlamadığı için, iletişim yalnızca büyük şehirlerde mümkündü. İletişim uydu ile sağlandığı için, bağlantı kurulduğu zaman oldukça kuvvetli oluyordu. 2000 yılında kapatılması planlanan Iridium, 2001′de Amerikan hükümetinin de desteğiyle kurtulmuş oldu. Bugün bu teknoloji 150.000 civarında müşteriye, dakikası 90 cent’ten telefon hizmeti sunuyor.
2. IBM PCjr (PC junior)

IBM PCjr, zamanın IBM bilgisayarının daha uygun fiyatlı bir sürümü idi. IBM PC standart ev kullanıcıları için çok pahalı olduğu için, PCjr üretilmişti. Ancak performansına göre fiyatı hala çok yüksekti. Ayrıca Commodore ve Atari’nin rekabeti de oldukça güçlüydü.
Sonunda IBM PCjr kayboldu. Kayboluşunun sebeplerinden biri, kötü tasarımlı klavyesi idi. Bir hesap makinesinin tuş takımını andıran klavyenin iki tuşunun arasında büyük boşluklar vardı.
3. Sony Minidisc

Sony, yok olmaya yüz tutmuş kasetlere çözüm olarak Minidisc’i geliştirdi. Ancak başarılı olmak için daha fazlası gerekliydi. Bugün hala boş Minidisc’ler ve MD çalarlar satılıyor olsa da, Minidisc asla format olarak pazara hakim konuma gelemedi.
CD’ler ve hızla ucuzlayan CD yazıcıların zaferi kaçınılmazdı. İlk MD çalarlardaki sıkıştırma algoritmasının kaliteden çok ödün vermesi, Minidisc’in bir hayal kırıklığı olmasının bir diğer sebebiydi.
4. Commodore C128

Commodore, şüphesiz ki ününü Commodore 64′e (C64) borçludur. C64′ün halefi C128 ise, selefinin başarısına yaklaşamamıştı bile. Piyasaya kısıtlı sayılarda sürülmesi, fiyatının yükseklerde uçmasının başlıca sebeplerinden biriydi.
C128′in başarısızlığının bir diğer sebebi de, Commodore’un mükemmel bir ürün (Amiga 500) yarattığı yönünde dedikodular olduğu sırada pazara girmesiydi.
5. Apple Newton

Apple’ın cep bilgisayarı (PDA) geliştirme girişiminin ürünü. Newton, çağının ilerisinde bir cihazdı. Touchpad, el yazısı tanıyabiliyordu. Aynı şekilde, işletim sisteminin de öğrenme yetenekleri oldukça gelişmiş sayılırdı. Ancak ilk modellerde dahili işlemci ciddi anlamda yavaş kalıyordu.
Sistemin çalışması bu yüzden ciddi anlamda kısıtlanıyordu. 1998 yılında Apple, 5 yıllık çalışmanın sonucunda Newton’u rafa kaldırdı.
6. 3D Hızlandırıcılı kartlar

Kaliforniyalı 3Dfx firması, 1996′da ilk 3D hızlandırıcılı kartı olan Voodoo’yu tanıtmıştı. Bu kart, bilinen ekran kartlarından biraz farklıydı. Voodoo, 2 boyutlu görüntü yaratamıyordu, üzerindeki işlemci sadece 3 boyutlu uygulamalarda kullanılabiliyordu. Bunun anlamı, Voodoo’nun yanında standart bir ekran kartının da bulunma zorunluluğu olmasıydı.
3 boyutlu uygulamalar söz konusu olduğunda ise Voodoo işi üzerine alıyordu. O zamanlar Voodoo ve hemen arkasından gelen Voodoo 2 hızlandırıcılar çok başarılı olmuşlardı, ancak Voodoo 2′den sonra hiçbir üretici bu konsepti devam ettirmedi. NEC ise PowerVR hızlandırıcı kartıyla Voodoo’nun başarısını yakalayamamıştı.
7. RAMBUS bellekler

Intel, 2000 yılının sonuna doğru Willamette çekirdekli ilk Pentium 4 işlemcilerini tanıtmıştı. Aynı tanıtımda Intel’in RD-RAM desteği de yer almıştı. RD-RAM, Rambus firması tarafından, o zamanlar kullanılan SD-RAM’e alternatif olarak geliştirilmişti.
Ancak RD-RAM’in üstün performansı, yüksek fiyatını pek karşılayamamıştı. AMD işlemci ve SD-RAM’den oluşan sistemlerin performansı, Pentium 4 ve RD-RAM’den oluşan sistemlerin performansına eş değerdi ve fiyat açısından çok daha avantajlıydı. DDR-RAM’in piyasaya girişi ile Rambus yok oluş sürecine girdi.
8. Trackball

Trackball, uzunca süre dizüstü bilgisayarları süslemiş, touchpad’in gelişiyle de yok olmaya yüz tutmuştu. Bazı masa üstü bilgisayar donanım üreticileri bu konsepte yeniden hayat vermeye çalıştıysa da, pek başarılı olamadılar. Trackball, bir farenin verdiği konforu kesinlikle yakalayamıyordu.
Örneğin, topun baş parmak ile hareket ettirildiği bazı durumlarda bir süre sonra ağrılar baş gösterebiliyordu. Kontrolü başka parmaklarla sağlamaya çalıştığınızda ise, Trackball’un yaradılış sebebi olan hassas kontrolünden eser kalmıyordu.
9. Phantom Konsol

Oyun konsolu piyasasında sözü geçen üç firma, Microsoft, Sony ve Nintendo. Oysa birkaç yıl önce pek tanınmasa da potansiyel bir rakipleri vardı…
Infinium Labs, oyun konsolu pazarında Phantom ile bir çığır açmayı planlıyordu. Ancak bu iddialı çıkıştan sonra geçen onca yıl içerisinde Phantom hala pazarda yok. Phantom için, ‘Lapboard’ adı verilen klavye benzeri bir kontrol cihazı satışa sunulmuştu: Phantom ise hala ortada yok.
10. DivX

Dikkat! Ünlü video codec’i “DivX” ile karıştırmayın. Bu, DVD kiralama konusunda yapılmış bir Amerikan deneyidir. DIVX’in işleyişi genel olarak şu şekildeydi: Filmler, müşterilerin uygun fiyatlara kiralayabilecekleri DIVX disklerine yazılıyordu.
Bu diskler sadece, internet üzerinden film kiralama şirketinin sunucularına bağlanan özel oynatıcılarda çalışıyordu. Kiralanan filmleri 48 saat sorunsuzca izlemek mümkündü. Fazlası için ekstra ödeme yapmanız isteniyordu. Oynatıcı donanım, firmanın sunucusuna bağlı olduğu için, DIVX diskini kiraladığınız süreden fazla izlemeniz olanaksızdı. “Silver” kullanıcı olmayı başardığınızda ise disk üzerindeki kilit süresiz olarak açılıyor ve aynı filmi defalarca izleyebiliyordunuz.
Kaynak : Chip.com.tr
Entry Filed under: Bilim ve Teknoloji. .
Leave a Comment
Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed