
Azar azar değil taşan bereket buldun inan
Zaman zaman değil her an sorunu sorduysan
Cevap gelir, cevap senin, seçimin en doğru
Yalan dolan yorumları yoluna kim koydu
Kov dünyandan, kov dünya bak böyle güzel
Eğer değerse gel de dey elini hiç korkma
Yanarsa yan, yaran sanal, geçiyor nasılsa
Hayat senin, hayat bizim, hepimiz bir fonda
Yalan dolan yorumları yoluna koyduysan
Kov dünyandan, kov dünya bak böyle güzel
De bi da, de bi da, de bi daha anlar illa
De bi da, de bi da, de bi daha anlar ilah
Box‘dan dinleyebilirsiniz..(sağda)
Temmuz 6, 2008
TFF Başkanı Hasan Doğan, Antalya’da kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiş. Doğan, kalp krizi sonrasında hastaneye kaldırılmasına karşın tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamış. Belkide son zamanlarda ekranda sık sık gördüğümdendir çok üzüldüm.. Allah’tan rahmet, acılı ailesine başsağlığı dilerim..
Temmuz 5, 2008
Karşımdasın işte…
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi…
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tir..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır
Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim…
NAZIM HİKMET
Temmuz 5, 2008
Onu tam olarak tanımamız “Komedi Dükkanı” adlı programla başladı. Daha öncesini bilenlerde bilir. Güzel sesli nadir değerlerimizden biri. Şans eseri, programda “Ver Elini İstanbul” şarkısını gitarıyla söylerken karşılaştım. Şarkılarından,şarkı sözlerinden ve güzel sesinden etkilenmem pekde uzun sürmedi. “Ver Elini İstanbul” eserini yan taraftan dinlemeniz mümkün. Sözleriyse yazının devamında..
…Bana inan istanbul tükeniyorum inceden
Bilseydim aşk böyle bir şeymiş, seviyorum der miydim önceden
Bir sızı geçmiyor istanbul bir de sözüm geçmiyor ona
Sözüm ona sevmeyecekmiş beni günlerdir her sözüm ona… (more…)
Temmuz 4, 2008
Bir Hint masalına göre, fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.Fare,kedi
olmaktan son derece mutlu olacagı yerde bu kez de köpekten korkmaya baslar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür.Kaplan olan fare,sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar.Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmesine imkan yoktur. Onu eski haline dönüştürür,Ve der ki;
“Sen cesaretsiz ve korkak birisin.Sende sadece bir farenin yüreği var.O yüzden ben sana yardım edemem.
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor:
“İnsanlarin çogu kaybetmekten korktugu için sevmekten korkuyor..
Düsünmekten korkuyor;sorumluluk getirecegi için. Konusmaktan korkuyor; Eleştirilmekten korkttuğu için…
Yaşlanmaktan korkuyor,gençligin kiymetini bilmedigi için.Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir sey vermedigi için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmedigi için.
Temmuz 3, 2008
Hoşgeldin tekrardan sevgili ruh halim. Ne olurdu sende bi olay karşısında ortaya çıkan, kırıp geçiren, sonrada defolup giden ani duygulardan olsaydın. Ne gerek vardı tüm bünyeye yerleşecek? Nerde saklanırsında çıkarsın ortaya gene? Tekrar tekrar dinlenen şarkılarda mı yoksa tek bi fotoğrafda mı ? Hoşgeldin..
Temmuz 3, 2008
Yine yeni yeniden CAKE. Comfort Eagle albümünden 2:59 dakikalık bir müzik ziyafeti.. Box‘dan
dinleyebilirsiniz..(sağda) Sözlerin tamamı yazının devamında..
…You’re sitting there thinking your thoughts
They are not about what is but what is not
You are sitting there breathing in your breath
You are seldom breathing life but mostly death… (more…)
Temmuz 3, 2008
-Giresun’daki annenin askerdeki oğluna mektubu-

Gönderdüğün metdubu bazar günü bazara gidiken şube yandaki Daz Ali verdi.Elimde Fadime gelinin de bir okka yüz dirhem yağı da varıdı.Yağı gıyıya ginelik goydum da urdan geçen bi mekdep talebesine okudim dedim.Anam yavrum salifim ben yağı hec unutmuşum,metduban daldurmuşum.bi de bakdımkinelik,anaaaam goca,aranku bi it azını,burnunu yalıyagine földür földür gözüme annaklamimi.Öte yana bidaha annakladım ki bizim yağ güle,gübüre garg olmuş.Zıggımın bekini yiyesice gaybananın iti canım yağı mafetmiş.Depemin tası attı.Elime bi kötek alminen,enüün peşine düşdüm.Gaybana önde,ben peşte Giresini kirmene gibi çark döndüm.Döndüm emmelakin iti belediye meydanında bi kötekte zıbarttım. (more…)
Temmuz 2, 2008

Pazar kahvaltımı da yapmadan bir şeyler hazırlayıp köye gitmek için arabama bindim.Köyümün sınırları içine girer girmez mavi bir başka mavi yeşil bir başka yeşil göründü gözüme…
Kimi yeri asfalt kimi yeri beton kimi yeri topraktır köyümün yollarının.Bir tarafı yemyeşil;çamlarla,gürgenlerle,meşelerle,ardıçlarla ve kavaklarla dolu…Kuşlar ağaç dallarına,sincaplar-kirpiler ise ağaç kovuklarına yuva yapmış.Mevsimlerden bahar…Çiçekler açmış her yerde:sarı,mavi,mor,pembe çiçekler…Arılar var çiçeklerin üzerinde,bal yapmak için çiçekten çiçeğe konuyorlar.Kelebekler var:rengarenk,kadife kelebekler…Kadifeler de oradan oraya nazlı nazlı uçuşuyorlar. (more…)
Temmuz 2, 2008